• türkiyedeki alevilerin çoğunun ateist olması

    5.
    kendilerini din bağnazlığından daha çok kurtarabildikleri için çok daha çağdaş olan topluluktur. şekilciliğe önem verilmemesinin en güzel örneğidir aleviler. alevilik denen olgu zaten dinsel boyutu olan bir durum. ateistlikle aleviler arasında bağlantı kurulması zaten baştan yanlış.

    not: alevi değilim
    4 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • ebced hesabı

    23.
    arap albesindeki her harfe ayrı bir sayısal değer yüklenerek oluşturulmuş edebik bir hesaplama işidir.

    daha çok mimari ve edebiyatta kullanılmıştır. özelikle cami, medrese, külliye gibi sanat eserlerinin girişindeki bir levhada yazılan beyitlerin harf toplamı bize o yapının yapılış tarihini vermektedir. arap kökenli olması sebebiyle de karşımıza çıkan tarih daha çok hicri takvime göredir.

    edebiyat alanın da ise daha çok önemli toplumsal olayların, afetlerin oluş yılı ya da önemli kişileri ölüm tarihlerinin beyit içerisine kodlanmasıyla gerçekleşmektedir.

    harflerin karşılık geldiği sayılar ise şöyledir:

    elif: bir, be: iki, cim: üç, dal: dört,

    he: beş, vav: altı, ze: yedi,

    Ha: sekiz, Tı: dokuz, yâ: on, kef: yirmi,

    lâm: otuz, mim: kırk, nun: elli,

    sin: altmış, `ayn:yetmiş, fe: seksen, Sad: doksan,

    kaf: yüz, ra: iki yüz,: üç yüz,

    te: dört yüz, peltek se: beş yüz, Hı: altı yüz,

    zel: yedi yüz, Dad: sekiz yüz, Zı: dokuz yüz, ğayn: bin

    dikkat edilecek olursa harflere verilen değer sıralaması bildiğimiz arap alfabe sıralamasına göre değil; ibranice ve süryanice harf sıralamasına göredir.

    ebced hesabıyla yazılmış beyit ve şiirlere örnek verecek olursak:

    "kala-i sivastopol alındı seyf-i harb ile" ( harflerin toplam sayısal değeri 1854-1855 yılında gerçekleşen kırım savaşı'nı vermektedir.)

    "Kör Ali dinledi Sağır Veli'den tarihin
    Kel kızın aldı Çolak Hamza Topal Osman'ın" ( Sururi'ye ait olan bu beyit de ise Çolak Hamza isimli bir kişinin başından geçen bir evlilik anlatılır ve harflerin toplamı hicri 1191 senesini yani evliliğin olduğu seneyi gösterir.)

    ebced hesabı bazı argo kelimelerin de şifrelenmesinde kullanılmıştır. halk arasında kullanılması uygun düşmeyen kelime ve ya durumlar ebced hesabıyla kodlanmıştır. mesela çoğumuzun bildiği ve anlam olarak mastürbasyonu temsil eden 31 çekmek ifadesi, içerisinde bir ebced hesabı barındırır. "el" kelimesinin sayısal değerine baktığımızda e yani elif harfi 1'e; l yani lam harfi 30'a denk düşmektedir. toplamda 31 yapan bu değer aslında el kelimesini temsil etmekte ve zamanla mastürbasyon kelimesi yerine kullanılmaktadır.
    4 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • gheorghe hagi yi özlemek

    1.
    o raket gibi sol ayağıyla as monaco'ya attığı golü izledikçe kendini daha da özleten futbol dehası.

    saha içindeki duruşu, pasları, frikikleri, tartışmaları, penaltıları ile bir efsane olmuş; galatasaray'ın ve türkiye futbolunun bir kaç gömlek üste çıkmasını sağlamış eşsiz bir yetenekti hagi.

    türk futbolu ve türk futbol gazeteleri 10 numara diye bir tabir kazanmışsa; hagi bunda en büyük katkıyı yapmıştır.

    keşke yine o sarı kırmızı çubuklu formayla senin frikiklerini görebilseydik...
    3 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • klip işçisi

    2.
    türk pop müziğinde bu akımı gülşen başlatmıştır. 1996 çıkışlı be adam adlı albümündeki gel çarem parçasına çektiği klip bol bol terli ve kaslı işçi ihtiva eder.

    buyrunuz:
    http://www.youtube.com/watch?v=TWr51XdBOms+
    2 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • marco delvecchio

    4.
    euro 2000'de final karşılaşmasında italya'yı 1-0 öne geçiren gölü kaydetmiş futbolcu.

    55. dakikada francesco totti'nin ortasına kale önünde dokunarak italya'yı 1-0 öne geçirmiştir .tam maç bu skorla bitecek derken 90+4'te wiltord sahneye çıkmış ve maçı uzatmalara götürmüştür.

    ilk olarak euro 1996'da uygulanan altın gol kuralı bu turnuvada da uygulanmış ve 103. dakikada trezeguet fransa'ya kupayı getiren golü atmıştır. ve kupanın elden gitmesine en çok üzülen futbolcu da -haklı olarak- delvecchio olmuştur.

    1990 yılında inter'de başlayan kariyeri, 2007 yılında ascoli'de son bulmuştur. bu süre boyunca serie a'da toplam 317 maça çıkıp 73 gol kaydetmiştir. ayrıca 1998-2004 yılları arasında giydiği italya milli takım formasıyla da 4 gol kaydetmiştir.
    2 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • çin aslanı

    12.
    bir kediden dahi korkabilecek kadar uysal ve sessiz; benim de üç buçuk yıldır sahip olduğum çok ama çok sevimli bir köpek türü.

    beyaz, koyu altın sarısı ve siyah renklerde olur genellikle. siyah renklilerin yüzü diğerlerine göre daha belirgin ve ifadelidir. ev içinde rahatlıkla beslenebilirler. küçüklükten verilen bir alışkanlıkla alakalı olsa bile genelde çok yemek seçici olurlar ve tavuk en vazgeçilmez yemekleridir. mevsim geçişlerinde tüy dökme problemi zirveye çıkar ve tek çare tüylerin kesilmesidir. ama bu işlem hayvanın tüm estetikliğini öldürür. banyo yapmayı pek sevmezler. gayet akıllı ve sakin yaratıklardır. günün yarısını uykuda geçirirler ve çok rüya görürler.
    3 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • içerden çıkan adam

    3.
    1980 darbesinden sonra yargılanıp 10-15 sene mahkum olmuş bir solcunun tahliyesini anlatan çok güzel bir türkü, şiir...

    dinlerken; gençliğini, hayallerini, umudunu içeride bırakmış orta yaşlı bir adam gelir gözlerimizin önüne. o çok güvendiği solcu abileri artık liberal olmuş, o ateşli duygularla okunan kitaplar sobada kül olmuş, mağrurca söylenen marşların en büyük dostu saz duvarda unutulmuştur. en büyük silahını yani gençliğini ise hapishane voltaları törpülemiştir. O artık hayal ettiği devrim kadar yalnız ve onurlu duruşunu kaybetmiş bir zavallıdır. varlığı ya da yokluğu pek bir şey fark etmeyecektir o çok sevdiği vatanı için. o halde mümkünse farz edin doğmamış; mümkünse farz edin yaşamamıştır.
    9 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • türk ırkının üstün bir ırk olması

    18.
    bir insanın, erkek olduğu için ya da isminin ahmet, mehmet olduğu için övünmesi kadar saçmadır. zira insanın kendi seçemediği bir olguyla yargılanması ve buna göre sınıflandırılması saçmalıktan başka bir şey değildir. orta çağ'daki insanları; köleler, köylüler, burjuvalar diye ayıran ilkel sistemin kalıntısıdır.

    ailemizi, cinsiyetimizi, ismimizi şeçme şansımız yok iken her nedense sürekli bu konularlar övünmeyi severiz. ailemiz yani atalarımız hep paşa soyundandır ya da savaşçıdır. asil bir kan taşıdığımızı iddaa etmek için sürekli bunu söyleriz.

    cinsiyet ile övünmek zaten herkesin bildiği bir şey. küfürlerimize bakın hepsi erkek hegemonyasını açıkca gösterir.

    ismimizle övünmek de son yılların en popüler uğraşı. hemen hemen herkes isminin anlamını söylerken o mağrur ifadeyi takınır ve sahip olduğu isim, mutlaka ya kafkaslarda bir savaşçı ismidir ya da buna benzer bir şeydir.

    basit yaşamayı kaldıramayan insanlar kendilerine seçme şansı verilmemiş durumlarla hep övünegelmiştir. hiçbir fikir üretemeyen insanların en büyük savunma mekanizmasıdır bu. hiçbir üretim, fikir, insanlık adına yapılan olumlu bir davranış yok ama türksün ya tamam en üstün ırk sensin. şimdi kafayı vurup rahatça uyuyabilirsin.
    2 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • kum gibi

    29.
    ahmet kaya'nın 1994 yılında piyasaya çıkan şarkılarım dağlara albümünün ilk parçası. söz ve müziği ahmet kayaya aittir. saza niye gelmedin, ağladıkça gibi parçalarla beraber kasetin resmi rakamlara göre 2,2 milyon satmasını sağlamıştır.

    darbuka soloyla başlar ve hemen ardından giren kabak kemane, bünyede adeta afyon etkisi görür ve insanı şarkıya bağlar. özellikle rusya'da ve orta doğu'da müthiş bir hayran gurubu kazanmıştır. sözleri ise ayrı güzeldir:

    martılar ağlardı çöplüklerde,
    biz seninle gülüşürdük.

    şehirlere bombalar yağardı her gece,
    biz durmadan sevişirdik.

    acımasız olma şimdi bu kadar...
    dün gibi çekip gitme!
    bırak da dolanayım ayaklarına,
    kum gibi ezip geçme!

    sonbahar damlardı damlarımıza,
    biz seninle sarardık.

    aydınlansın diye şu kirli yüzler,
    biz durmadan savaşırdık.

    acımasız olma şimdi bu kadar...
    dün gibi çekip gitme!
    bırak da dolanayım ayaklarına,
    kum gibi ezip geçme!
    2 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • sınav dershanesi

    11.
    şubat 2011- mayıs 2011 arası çalıştığım, öğretmen sömürüsünün ne olduğunu bana öğreten dershane.

    sabah 9'da başlayan mesai, akşam 6:30'da son bulur. haftaiçi boş derslerin olması öğretmenlerin dinlenmesine fırsat tanır ama haftasonları aralıksız derse girilir - çıkılır; beyin sulanmasının ne demek olduğu canlı canlı tecrübe edilebilir. her türlü milli bayram tatili; toplantı veya sınav bahanesiyle elinizden alınır, bu da işin cabası.

    var olan kpss belasının sonucu olarak birçok genç öğretmen ilk tecrübesini bu dershanede yaşar ve çoğu; öğretmenliğin ilk ayında meslekten buz gibi soğur. bu duruma en büyük kanıtım, beş aylık çalışma sürem boyunca yaklaşık on beş öğretmenin bir haftasını doldurmadan kaçmalarına şahit olmamdır.
    3 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • sözlükçülerin başından geçen doğaüstü olaylar

    67.
    şimdi en baştan belirteyim cin, peri, karabasan vs. gibi doğaüstü yaratıklara ve olaylara pek inancım yoktur. "pek" sıfatını burada özellikle kullanıyorum çünkü 8-9 yaşımdayken başımdan geçen bir olay, bu konudaki fikirlerimin kesin olmasını engelliyor.

    sene 1995 ya da 1996... çocukluğumu geçirdiğim ilçede tipik bir mahalle kültüründe yaşadım. bu mahalle kültürünün en önemli özeliklerinden biri de ilkbahar aylarında kadınların toplanıp ilçenin ağaçlık bir bölgesine piknik yapmaya gitmesiydi. ilkokula yeni başlamış bir kişi olarak bu pikniklerin en vazgeçilmez unsurları da biz çocuklardık.

    sıcak bir mayıs günü tekrar böyle bir piknik yapmak için ellerde yiyecek dolu sepetler, termoslar, yaygılar eşliğinde piknik alalına doğru yürümeye başladık. yolumuzun üzerindeki bir evden de mahalleli bir kadının tanıdığı olan bir teyze kafilemize katıldı. bu teyzenin evi piknik alanına çok yakındı ve 16-17 yaşlarında genç bir oğlu vardı.

    yaygılar serildi, salıncaklar kuruldu, poşet içindeki toplar ortaya çıktı, yemekler yenmeye başlandı... yani tam bir piknik ortamı oluşmuştu. işte tam bu zamanlarda bu bize sonradan katılan teyzenin oğlu da pikniğe iştirak etti. bu ana kadar her şey normal gidiyordu. ta ki bu gencin annesinin " benim oğlum cinlerle iletişime geçebiliyor. hatta kendisine haber veren 3 tane cini var" cümlesini kurana kadar. o çocuk aklımla bu cümlenin benim için ne kadar vurucu olduğunu düşünün. kaldı ki piknikteki kadınlar da bir ürperti yaşadı. bu ürperti, " hatta size şimdi canlı canlı göstersin " cümlesinden sonra korkudan titremeye döndü.

    asıl ürpenten olaylar zinciri bu andan sonra başladı. bu " cin sahibi " gencimiz ayağa kalktı ve gayet basit bir gösteri yapacağını söyledi: içinizden herhangi biri ufak bir kağıda herhangi bir kelime yazacak ve toprağa gömecek. tüm bu işlemler yapılırken bu çocuk da eline bir çay bardağı aldı ve bizden yaklaşık 100 metre uzağa gidip sırtı bize dönük bir şekilde yere bağdaş kurdu ve çay bardağını da kulağına telefon avizesi gibi dayadı. kadınlardan biri de gazetenin köşesinden kopardığı kağıda şimdi hatırlamadığım bir kelime yazdı ve onu toprağa gömdü. bunu yaptığı sırada çocuk sırtı bize dönük ve kulağına çay bardağı dayamış bir şekilde oturmaktaydı. yani uzaklık ve oturuş şekli bakımından kadının ne yazdığını, yazdığı kağıdı nereye gömdüğünü görmesi imkansız bir şekildeydi. kağıt toprağa gömüldükten 2-3 dakika sonra bu gencimiz yerinden doğruldu vee yavaş yavaş bize doğru yürümeye başladı. herkes çocuk ne yapacak diye taş kesilmiş bekliyordu. sakin sakin yanımıza geldi ve kağıdı gömen kişiye: " X abla kağıda şu kelimeyi yazmıştın ve şu terliğin içine bir baksana " dedi. kadının elini terliğe uzatırkenki tedirginliği hala aklımdadır. elleri titreye titreye terliği aldı ve ters çevirdi. pıt diye ufak bir kağıt düştü önüne. evet, az önce kendi elleriyle toprağa gömdüğü ve bizim de buna şahit olduğumuz o kağıt parçası ellerinde duruyordu. hem de aynı şekilde koparılmış ve aynı yazı şekli ve aynı kelime...

    tedirginlik bir zaman sonra yerini merağa bıraktı ve hemen hemen her kadın aynı işlemi bir kez de kendisi şahit olabilmek için defalarca yapmaya koyuldu. her defasında sonuç aynı: gömülen kağıt alakasız bir yerden karşımıza çıkıyor ve biçim, yazı olarak her şeyiyle tastamam aynı kağıtlar. hatta kağıt gömme yerini daha sonra kağıt yakmaya bıraktı ama sonuç değişmedi: gözümüzün önünde yanan, yok olan kağıt 2 dakika sonra ayakkabının içinden, tabağın altından çıkıyordu.

    bu olay burda kesilip güzel ve ilginç bir anı olarak benim belleğimde yer edebilirdi. hatta büyüyünce " vardı bir numarası ama çözemedik " gibi yorumlar yapabilirdim. ama o anki çocuk merakım olayın bu yönde seyretmesini engelledi. piknikte bulunan her kadın kağıda bir şey yazmış ve bir şekilde yok etmiş; bu gencimiz de her defasında kağıdı bir yerlerden çıkarmayı başarmıştı. sıra benim anneme geldi. aradan 16-17 sene geçmesine rağmen hala hatırlarım. annem kağıda o an aklına gelen ilk kelimeyi yazdı: kilim... ve kağıdı da biraz uzağa gömdü. bu andan sonra bu olayı benim için unutulmaz yapacak olaylar zinciri başladı. annemin kağıdı gömdüğü yeri kimseye farkettirmeden bir dal parçasıyla işaretledim. o çocuk yine her zamanki gibi yerinden doğruldu, geldi ve kağıdı alakasız bir yerden çıkardı. ben de bu gösteri bittikten sonra yine kimseye çaktırmadan işaret koyduğum yeri kazdım ve top haline getirilmiş kağıdı buldum. elimde de alakasız bir yerden çıkan diğer kağıt vardı. topraktan çıkardığım kağıdı açtığımdaki ruh halimi hala unutumam: büyük bir korku... çünkü az önce bizzat gördüğüm ve annemin yazdığı kağıt bomboş önümde duruyordu. hemen diğer kağıtla eşleştirdim ve o düzensiz rastgele koparılan kağıt parçası diğer parçayla bire bir uyuşuyordu.

    bu olay beni öyle etkilemişti ki 2 hafta tek başıma uyuyamamıştım. hiç bir doğaüstü varlığa inanmayan ben, bu olaya yıllardır hiç bir açıklama getiremedim.
    8 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • halı saha maçlarındaki kel şişman atletli ağır abi

    37.
    - göbeğiyle rahatça duvar pası yapabileceğiniz abidir.
    - 1 saat oynanan halısaha maçlarında ilk devrenin henüz 10. dakikasında saha kenarında hönk hönk nefes alırken rahatlıkla görebilirsiniz zira yıllardır içtiği sigaralar adeta " gün bizim günümüzdür " diyerek ortalığa dökülmüştür.
    - asla forma tercih etmezler. omuz kıllarını rüzgara vererek çok iyi depar atarlar.
    - maçtan önce, maç esnasında ve maçtan sonra en çok konuşan ve eleştiri yapan kişidir.
    - genellikle defansı seçmelerine rağmen forveti tercih etmiş gözü kara modelleri de bulunabilir. böyle durumlarda kendilerine ronaldo diye hitap edilmesini isterler.
    - ilk 10 dakika tazı gibi koşup geri kalan 50 dakikayı elleri belinde saha içinde tur atarak tamamlarlar.
    - aynı zamanda sağlık ekibi görevini de yerine getirirler. yerde kalan birine ilk müdahaleyi yapan hep onlardır.
    2 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • tsk nın altı aylık bebeği öldürmesi

    274.
    bu görüntüler ve haberler gerçek veya değil... zaten sorun sadece bundan ibaret değil. Bu haber ve görüntülerin kesinliği bilinmiyor belki ama 1984 yılından beri olan olayların ve bu olayların ülkeye verdiği zarar biliniyor:

    * 1984 yılından beri asker, sivil, polis, köy korucusu ve pkklı olmak üzere 40.000 insan hayatını kaybetti ( yedi düvele karşı verilen kurtuluş savaşı'nda hayatını kaybeden insan sayısı 17 bin civarındaydı. )

    * terörle mücadele kapsamında yaklaşık 300 milyar dolar harcandı ( güneydoğu anadolu'daki gap projesinin toplam maliyeti yaklaşık 32 milyar dolardır. )

    * 1984 yılından itibaren sistematik olarak batıya yapılan göçler bölgenin ekonomisini iflas ettirdi. ( 27 yılda yaklaşık 15 milyon kişi batıya göç etti. hala da göçler devam etmekte. )

    * içişleri bakanlığınca yapılan bir açıklamaya göre sadece 1995 yılında 982 köy ve 1674 mezra boşaltılmış ve 310.921 kişi evlerinden göç etmek zorunda kalmıştır.

    savaşın her türlüsü zarardır. mayasında acıma duygusu barındırmadığı için 6 aylık bebeğe de kıyılır 60 yaşındaki dedeler de ölür gider. terörün ana kaynakları ab ve abd'ye sırtımızı dönmedikçe daha çok kişinin canı yanacaktır.
    3 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • datça

    78.
    dolunayın rodos taraflarından kıpkırmızı doğduğu, simi adası'nın** üzerine geldiğinde sapsarı renk kazandığı tatil beldesi.

    buradaki bir abimiz anlatmıştı. yılın her mevsiminde esinti eksik olmadığı için soğuk ve nemli hava bu esinti sayesinde daha da yukarılara çıkar. işte bu da gökyüzünde adeta kocaman bir büyüteç görevi görür. ve siz de dolunayı olduğundan daha büyük görürsünüz. kendi gözlerimle görene kadar tuhaf gelmişti ama gerçekten de dediği gibiymiş...
    3 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • bütün hayat mezar taşındaki tire kadardir

    5.
    güzel şair behçet necatigil'in çok güzel bir şiiri vardır (bkz: kitaplarda ölmek) o doğum ile ölüm arasındaki "tire"yi konu alan:

    Adı, soyadı:
    Açılır parantez...
    Doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti.
    Kapanır, parantez.

    O şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı...
    Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları.

    Ya sayfa altında, ya da az ilerde...
    Eserleri, ne zaman basıldıkları,
    Kısa, uzun bir liste.
    Kitap adları,
    Can çekişen kuşlar gibi elinizde.

    Parantezin içindeki çizgi...
    Ne varsa orda.
    Ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci...
    Ne varsa orda.

    O şimdi kitaplarda.
    Bir çizgilik yerde hapis,
    Hâlâ mı yaşıyor, korunamaz ki,
    Öldürebilirsiniz.
    2 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • güneş doğarken dinlenesi şarkılar

    31.
    güneşin doğduğu sıralarda bir de hafif hafif yağmur dökülüyorsa:

    ahmet kaya -- merhaba

    Yağmur yağsın isterdim bu sabah.
    Merhaba soylu sevdam merhaba...
    ipil ipil düşşün betona.
    Merhaba sevgili vatan merhaba...
    Ve uçuk gece guvercini,
    Nazlı nazlı uçsun buluta merhaba.
    Bütün sabahların bu saati,
    En fazla sevdiğim vakit...
    Son kez merhaba.

    (bkz: ayşe hülya özzümrüt)
    2 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • google a giremiyorum yazıp google da aratmak

    5.
    tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan çıkar sorunsalına bilişimsel yeni bir soluk getirmektir.
    2 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • knidos

    7.
    antik kentin tam girişinde bulunan bir bilgilendirme tabelasında, bu şehirden çıkarılan antik taşların atatürk'ün haberi olmadan istanbul'a getirilip dolmabahçe sarayının yapımında kullanıldığı yazmaktadır.

    ayrıca limanların bulunduğu bölegeye gidip önünüzü de denize doğru verip sağ tarafa baktığınızda ege denizi'ni; sol tarafa baktığınızda akdeniz'i görürsünüz. bu ayrım o kadar nettir ki şehrin en tepesine çıkıp liman bölgesine baktığınızda bu iki denizin renginin bile farklı olduğunu görebilirsiniz.

    yine limanların bulunduğu noktadaki yarımadanın yamaçlarında bulunan setler, bir zamanlar burada üretilen en kaliteli şarapların yapıldığı üzümlerin yetiştiği bağların izlerini bize göstermektedir.
    3 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • ahmet kaya

    1472.
    türk müziğinin serdar ortaç, demet akalın, hande yener ve daha nice içi boş şarkılar yapan popçulara kaldığı şu günlerde daha da özlenesi daha da dinlenesi adam, sanatçı, devrimci kişilik. sözüm ona sanatçı sayılan yukarıdaki isimler eğer gerçekten sanatçıysa bu adamın yaptıkları bambaşka bir şeydir. işin aslı şu ki sanatçı kelimesini her şeyiyle kapsayan, daima toplumsal olayların takipçisi ve ilgilisi olmuş bir kişidir ahmet kaya. ülkenin en büyük belası olan bu kirli savaşın bitmesi için söyledikleri, yaptıkları ve düşündükleri yüzünden yargılanmış ve hatta öldürülmüştür. onun vatan sevgisi hakkındaki söylediklerinden bihaber olanlar; dizilerden, survivorlardan kafalarını kaldırıp bir saatlerini uçurtmam tellere takıldı belgeselini izlemeye ayırsınlar.

    ama hayır, siz hala yok apo dedi yok şöyle yaptı diye bik bik konuşmaya devam edin. siz; belki de bin defa " biz bu ülkeyi bölmek için değil birleştirmek için vardık" , " namusumuz ve şerefimiz üzerine yemin ediyoruz ki biz bu ülkeyi böldürmeyeceğiz" , " ben edirne'den ardahan'a kadar bu ükleyi çok sevdim" gibi cümleler kuracaksınız, sonra kürtçe bir şarkı söyleyeceğim dediniz diye linç gösterileri eşiliğinde ülkenizden def edileceksiniz, sonra tüm bu haksızlığa hırslanmayacaksınız ha!

    unutanlar için söyleyeyim o da bir insandı ve insani duyguları vardı. adam gibi adam olduğu için g. doğu'da yaşananlara kayıtsız kalamazdı, kalmadı da. tek derdi de şu kirli savaşın bitmesiydi. ama nazımlara, sabahattin alilere yapılan ona da yapıldı. ama çok uzak değil her türlü çıkarcı, kan emici sülüklere rağmen gene onun dediği olacak, barış olacak, kardeşlik olacak, umut olacak, ışık olacak...

    aç ve arkasız
    köpekleşerek
    yaşamak dersen bu yürek
    çat diye çatlasın ulan!
    3 -1 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • sözlük yazarlarının şu an okuduğu kitaplar

    872.
    ilhan arsel -- şeriat ve kadın

    Tüm kadınlarımızın ve kızlarımızın okumasını dilediğim kitap...
    2 -2 ... ruzgara karsi yuruyen adam
  • yeni şeyler getiriyorum